4 Haziran 2007 Pazartesi

TÜKDER'den Tutsat 'mortgage' uyarısı

Tüketicileri Koruma Derneği (TÜKDER), Tutsat (mortgage) Yasasının yürürlüğe girmesinden önce konut kredisi kullanan tüketicilerin, “ileride başlarına gelebilecek tehlike ve sorunları düşünerek” 6 Haziran'a kadar yasa kapsamına alınmak istemediklerini belirten bir dilekçeyle ilgili banka şubelerine başvuruda bulunmalarının gerektiğini bildirdi

TÜKDER Genel Başkanı Fikri Karagöz, yaptığı yazılı açıklamada, 6 Mart'ta yürürlüğe giren 5582 Sayılı Tutsat Yasasında bilinmezlik ve belirsizlikler bulunduğunu savundu.

Bu nedenle konut kredisi kullanan tüketicilerin, bu sistemden yararlanıp yararlanmayacakları konusunda iyi değerlendirme yapmaları gerektiğini ifade eden Karagöz, tüketicilere şu uyarılarda bulundu:
“Bu sistemde tüketicilere verilecek konut kredisinde sabit ve değişken olmak üzere iki tür faiz uygulanacaktır. Değişken faiz uygulamasının, ülkemizdeki ekonomik kararsızlık ve dengesizliklerin sık yinelenebileceği göz önüne alındığında çok büyük tehlike ve sorunlara neden olabileceği düşünülmelidir. Bununla birlikte sabit faizler de yüksek tutulmaktadır.

Bu sistemde bir taksidin ödenmemesi durumunda bir aylık süre tanınarak borcun ödenmesi istenecek, ödenmediği takdirde banka evi satacak, itiraz için kalan borcun yüzde 30'unu teminat olarak yatırma zorunluluğu olacaktır. İtirazı haksız bulunduğunda yüzde 30 ceza ödemek zorunda kalacaktır.

Tüketici kredisiyle alınan konutlarda 5 yıl zaman aşımı uygulanırken, tutsat ile alınan kredilerde bu süre bir yıldır. 10 yıl boyunca ev başkasına devredilemeyecek, 10 yıl sonra devredildiğinde kalan borcun yüzde 2'si ceza olarak ödenecektir. Birbirini izleyen iki taksidin ödenmemesi durumunda banka kalan borcun tümünün ifasını talep edebilecektir.”

Karagöz, Tutsat Yasasının yürürlüğe girmesinden önce konut kredisi kullanan tüketicilerin, “ileride başlarına gelebilecek tehlike ve sorunları düşünerek” 6 Haziran'a kadar yasa kapsamına alınmak istemediklerini belirten bir dilekçeyle ilgili banka şubelerine başvuruda bulunmaları gerektiğini kaydetti.
AA

TUTSAT netleşti

Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş, ipotekli konut sistemi "TUTSAT" konusunda tüketicileri bilgilendirici ve uyarıcı açıklamalarda bulundu. Sistemin artılarını ve eksilerini değerlendiren Pektaş, "Tüketicinin geçmiş tarihte imzalamış olduğu sözleşme şartlarının hiç bir şekilde tüketici aleyhine değiştirilemeyeceğini" belirtti. Pektaş, eski sistemden TUTSAT'a geçen tüketicilerden taksitlerinin erken ödemeleri veya tamamını ödemeleri durumunda "erken ödeme cezası" alınmayacağını vurguladı.

Sanayi Bakanlığı'nda bir basın toplantısı düzenleyen Özcan Pektaş, eski sistemde serbest biçimde kredi alanların yeni sistemi tercih etmelerinde avantajları olduğunu söyledi. Pektaş, eski sistemde uygulanan yüzde 5 oranındaki "banka sigorta muamele vergisi"nin yeni sisteme dahil olmaları durumunda tüketici tarafından ödenmeyeceğini belirtti. Pektaş, 6 Mart'tan itibaren ödenen banka sigorta muamele vergilerinin de banka tarafından tüketiciye geri ödeneceğini ifade etti.

Pektaş, eski sistemden yeni sisteme geçildiğinde taksitlerin erken ödenmesi durumunda erken ödeme cezası uygulanmayacağının da altını çizdi.

"Birden fazla taksidini yatırması esnasında veya borcunun tamamının kapatılması esnasında tüketici ödeme tablosuna bakacaktır. Orada gerekli faiz indirimleri yapılacaktır ve ana para borcu neyse onu ödeyecektir. İster eski sistemde kalsın ister yeni sisteme dahil olsun hiç bir kayıt ve şartta erken ödeme ücreti alınmayacaktır."

Pektaş, yeni sisteme geçişlerde tüketicinin daha önce imzamış olduğu sözleşme hükümlerinin korunacağının da altını çizdi.

"Benim fazi oranım değişir mi? Faiz değişmez... Vade değişir mi? Vade değişmez... Altını çiziyorum tüketticinin geçmiş tarihte imzalamış olduğu sözleşme şartları hiç bir şekilde tüketici aleyhine değiştirilemez."

Değişken ile sabit ve değişkenin bir arada bulunduğu faizi kullanan tüketicilere erken ödeme ücretinin uygulanmayacağını belirten Pektaş, sabit faizli kredi kullananların ise erken ödenen tutarın yüzde ikisi kadar ceza ödeyeceğini vurguladı.

Değişken kredi alan tüketicilere banka tarafından ilk taksit ve azami taksit bilgisinin ne olacağının belirtileceğini söyleyen Pektaş, faiz oranında değişiklik olması durumunda bu değişimin tüketiciye oluşacak yeni fazi oranları doğrultusunda hazırlanacak yeni bir ödeme planı ile birlikte 30 gün önce bildirilmesi zorunluluğuna dikkati çekti.

Faiz oranlarının Tüketici Enflasyonu ve bankaların marjları eklenerek belirleneceğini belirten Pektaş, Tüketici Enflasyonu belirlenirken içinde bulunulan aydan iki ay öncesinin esas alınacağı bilgisini verdi.

Pektaş, bankaların tüketiciye "sözleşme öncesi bilgi formu" verip aradan 1 iş günü geçmeden sözleşme imzalatamayacaklarını da belirtti. Amacın tüketicinin sağlıklı karar verebilmesi oluğunu kaydeden Pektaş, vatandaşları konuyu iyice anlayıp karar vermeleri konusunda uyardı.

Tutsat'a geçmeyip eski sistemde kalmak isteyen tüketicilerin ise bu taleplerini bankalara en geç salı gününe kadar dilekçe ile bildirmeleri gerekiyor.
Duygu ARPACI - BHA

Konut Finansmanı'na (Tutsat/Mortgage) Geçiş

Konut Finansmanı Kanunu yürürlüğe girmeden önce Konut Kredisi kullanmış olan tüketiciler 5 Haziran 2007'ye kadar başvururlarsa kanun kapsamı dışında kalabilirler. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı duyurusu ve Dilekçe örneği...

T.C.
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği


YENİ ÇIKAN KONUT FİNANSMANI KANUNU
VE TÜKETİCİLERE GETİRDİKLERİ

Kamuoyu tarafından "Mortgage Yasası" olarak bilinen 5582 sayılı Konut Finansmanı Sistemine ilişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 06.03.2007 tarihli 26454 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Kanun ile; İcra ve İflas Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu, Finansal Kiralama Kanunu, Toplu Konut Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Gider Vergileri Kanunu Harçlar Kanunu Damga Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklikler yapılmıştır.

5582 sayılı Kanun ile Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda yapılan değişikliklerden en önemlisi ise konut fisnansmanına ilişkin sözleşmelere düzenleme getiren 10/B maddesinin Kanuna eklenmesidir. Bu sayede konut finansmanı amacıyla kullandırılan ve tüketicilerimiz tarafından konut kredisi olarak bilinen kredilerde faiz oranı her yıl için "Sabit ", "Değişken " veya her iki yönteminde birlikte kullanıldığı "Sabit ve değişken " olarak belirlenebilecektir.

Oranın değişken olarak belirlenmesi durumunda, sözleşmede azami faiz oranı ve faiz oranı belirlenirken baz alınacak endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecektir. Ancak faiz oranının sabit olarak belirlendiği sözleşmelerde, tüketicinin kredinin birden fazla taksitini veya tamamını erken ödemesi halinde ise erken ödenen tutarın gerekli faiz indirimi yapıldıktan sonra kalan kısmının %2'sini geçmemek suretiyle erken ödeme ücreti alınacaktır.

Diğer taraftan 5582 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kullanılmış olan konut kredileri de bu Kanun kapsamında değerlendirilecektir. Ancak söz konusu Kanunun aynı zamanda tüketicilere kanunun yürürlüğe girmesini takiben üç ay içerisinde, konut kredisini kullanmış olduğu bankaya dilekçe ile başvuruda bulunarak Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tüketici kredisini düzenleyen 10 uncu maddesi hükümlerine tabi olmayı tercih etme hakkını getirmiştir.

Bu haktan yararlanmak isteyen tüketiciler en geç 5 Haziran 2007 tarihine kadar kredi kullandıkları bankaya başvuruda bulunmak zorundadırlar. Bu amaçla kullanılmak üzere hazırlanmış dilekçe örneğine Bakanlığımızın internet adresi www.sanayi.gov.tr'den ulaşılabileceği

kamuoyuna duyurulur.

ALİ COŞKUN
SANAYİ VE TİCARET BAKANI



Konut Finansmanı (Mortgage) Hakkında Dilekçe Örneği


................................ BANKASI

.................................... ŞUBESİ MÜDÜRLÜĞÜNE

06.03.2007 tarih ve 26454 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5582 sayılı KONUT FİNANSMANI SİSTEMİNE İLİŞKİN ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN' un 20. maddesi ile 2499 sayılı Kanuna eklenen Geçici 11 inci maddesinde;

"Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş bulunan ve bu Kanunun 38/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan konut finansmanı tanımına uyan kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinin tarafı olan tüketiciler; bu maddenin yürürlüğe girmesini takiben üç ay içerisinde sözleşmenin yapılmış bulunduğu konut finansmanı kuruluşuna başvuruda bulunarak sözleşme konusu işlemin bu Kanunun 38/A maddesinde yer alan konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi talebinde bulunabilirler.

Süresi içinde talepte bulunmayan tüketicilerin, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş bulunan sözleşmeleri, bu Kanunun 38/A maddesinin birinci fıkrası kapsamında kabil edilir.

Bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre akdedilen sözleşmelerde, her halukarda borcun vadesinden önce ödenmesi durumunda 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri uygulanır " hükmü yer almaktadır.

Şubenizden kullanmış olduğum Tüketici Kredisinin (Konut) 5582 sayılı Kanunun 12 inci maddesi ile 2499 sayılı Kanuna eklenen 38/A maddesinde yer alan konut finasmanı tanımı kapsamında değerlendirilmemesini,

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10. maddesi uyarınca düzenlenen Tüketici Kredisi olarak devam ettirilmesini, müracaatıma ait teyidin dilekçemin ikinci nüshasına kayıt düşülmesi veya 10 gün içerisinde tarafıma bildirilmesi hususunu bilgilerinize arz ederim.

..... /..... / 2007

Adı ve Soyadı


Adres :

Telefon:

TDK: Mortgage değil, 'tutsat'

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın, emlak sektöründe dillerden düşmeyen 'mortgage' (ipoteğe dayalı konut finansmanı sistemi) kelimesine Türkçe 'tutsat' karşılığını önerdi. Dün 729. Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma etkinliklerine katılan Akalın, yabancı dillerin Türkçe üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekti. Akalın, yabancı dilde eğitimin Türkçeyi olumsuz etkilediğini savunurken, "Gülshen gibi Türk yazı geleneğini bozan kullanış şekilleri, Türkçe sözcükleri adeta bir yabancı imlasıyla yazma girişimleri dilimize büyük zarar vermektedir" dedi.
Radikal

3 Haziran 2007 Pazar

Mortgage’da vergi istisnası geliyor

İpotekli konut sistemi mortgage kapsamında yapılacak işlemlerde banka ve sigorta muamele vergisi istisnası geliyor.

Sigorta şirketlerince, konut finansmanı kapsamında yapılacak sigorta sözleşme ve poliçeleri nedeniyle alınan paralar 6 Mart 2007 tarihinden itibaren banka ve sigorta muamele vergisinden istisna olacak. Ancak, mortgage kapsamında kredi ile sahip olduğu konutu ticari amaçla kullananlar ise istisnadan yararlanamayacak.

Gelir İdaresi Başkanlığı, ipotekli konut sistemi mortgage kapsamında yapılacak işlemlerde banka ve sigorta muamele vergisi istisnası uygulanmasına ilişkin tebliğ taslağını görüş ve önerilere açtı.

Sigorta şirketleri tarafından, konut finansmanı kapsamında yapılacak sigorta sözleşme ve poliçeleri nedeniyle alınan paralar 6 Mart 2007 tarihinden itibaren banka ve sigorta muamele vergisinden istisna olacak. İpotek finansmanı kuruluşlarının, sermaye artırımı sırasında çıkardıkları hisse senetlerinin değerleri üzerinden elden çıkarılması sonucu lehlerine kalan paralar da istisna kapsamında tutulacak.

TİCARİ KONUTA İSTİSNA YOK

Ticari veya mesleki amaçlarla edinilen bir konuta verilen krediler nedeniyle lehe kalan paralar ve teminatlı olarak alınan kredinin mesleki ya da ticari amaçla kullanılması durumunda istisna söz konusu olmayacak. Gerçek kişilerin sahip olduğu konutu teminat göstererek aldığı ve mesleki veya ticari amaçla kullandığı kredilerden lehe kalan paralar da bu kapsamda değerlendirilecek.

İSTİSNA KAPSAMINDA OLANLAR

Konut finansmanı kuruluşları tarafından, tüketicilere konut edinmeleri amacıyla kullandırılan kredilere ilişkin lehe alınan paralar istisna kapsamında yer alınacak. Örneğin, bir bankadan, konut edinimi amacıyla kişiye 120 bin YTL 120 ay vadeli ipotek kredisi kullandırıldıysa, bunun taksit tutarı 1500 YTL olarak belirlenmiştir.

Bankanın, taksit ödemelerinde faiz, komisyon ve benzeri adlarla lehe aldığı paranın 500 YTL olması durumunda, bu tutarın tamamı banka ve sigorta muamele vergisinden muaf olacak. Ancak bu kişi, bu konut finasmanı kapsamında kullandığı kredi ile sahip olduğu konutu, mesleki ya da ticari bir amaçla kullanırsa, bankanın aldığı 500 YTL'yi ödemek durumunda kalacak.

SAHİP OLUNAN KONUT TEMİNATI

Konut finansmanı kuruluşları tarafından tüketicilere, sahip oldukları konutların teminatı altında kullandırılan krediler dolayısıyla lehe alınan paralar da bu vergiden istisna tutulacak. İstisnaya ilişkin tutarın hesaplanmasında, kullandırılan toplam kredinin, teminat olarak gösterilen konut değerine isabet eden kısmının dikkate alınması gerekiyor. Diğer yandan limited şirketi sahip olduğu bir konutu teminat göstermesi durumunda istisnadan yararlanamayacak.

KREDİ SÖZLEŞMELERİ

Bu arada, 6 mart 2007 tarihinden önce düzenlenen ve konut finansmanı tanımına uyan kredi sözleşmeleri nedeniyle lehe alınan paralar da bu vergiden muaf tutulacak. Ancak, tüketicilerin bu tarihi takip eden üç aylık sürenin sonu itibariyle söz konusu kredi sözleşmelerinin konut finansmanı tanımı kapsamı dışında değerlendirilmesi talebinde bulunmuş olmaları halinde istisna uygulanmayacak.

CEZA UYARISI

Tüketicilerin kredi sözleşmeleri nedeniyle bankalar tarafından lehe alınan paralara uygulanan istisnalar nedeniyle beyan olunmayan banka ve sigorta muamele vergisi ceza ve gecikme faizi ile birlikte krediyi veren mükelleflerden alınacak.

(ANKA)

Mortgage gelmeden 'haksız' cezası geldi

Mortgage devreye girmeden bir banka konut kredisi kullanan müşterisinin ara ödeme yaparak vade kısaltmasına yüzde 1 erken kapama cezası uyguladı.

Mortgage Yasası'nın işler hale gelmesi için sistemi düzenleyecek ikincil piyasa mevzuatları bekleniyor. Ancak bazı bankalar konut kredisi borcunu ara ödeme yaparak vadesini kısaltmak isteyen müşterilerine erken kapama cezası uygulamaya başladı bile. Mortgage sistemi tam olarak devreye girmeden müşterilerinden vade kısaltma ve ara ödemeler için yüzde 1 oranında ceza talep eden bazı bankalar, sektörde tartışmalara neden oldu. Konut kredisi kullanan bir tüketicinin SABAH'a ilettiği bir e-posta, konut kredisi için ara ödeme yaparak vade kısaltmak isteyen bir müşteriden yüzde 1'lik erken kapama cezası alındığını ortaya çıkardı. İsminin açıklanmasını istemeyen bir müşteri, konut kredisine ara ödeme yapmak istedi. Müşteri ara ödeme yaparak vadesini kısaltmayı beklerken, bankadan aldığı yanıt karşısında şaşırdı. Banka, "Vade kısaltmasıyla ilgili olarak artık ücret alınıyor. Ara ödeme konusunda yeni bir ücret yansıtılması olmuyor ancak vade kısaltmayla ilgili yeni bir prosedür söz konusu. Eğer vadeyi kısaltmak isterseniz yüzde 1 oranında bir erken kapama cezası söz konusu" açıklamasında bulundu.

UZMANLARA SORDUK
Biz de hem bu özel durumu hem de sektörün nabzını tutmak için İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray ve Akbank Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Başkanı Cem Murtaoğlu'na konuyla ilgili görüşlerini sorduk. Akbank Bireysel Bankacılık Pazarlama Bölüm Başkanı Muratoğlu, vade kısaltma ve ara ödeme gibi konu başlıklarının da mortgage yasası ve sistemin işlemesi için çıkarılacak ikincil piyasa düzenlemelerinde belirlenen yüzde 2'lik erken kapama cezası kapsamında değerlendirileceğini vurguladı. Muratoğlu, örnekte uygulanan yüzde 1 oranındaki vade kısaltma cezasının da yasa kapsamında belirtilen erken kapama cezası niteliğinde değerlendirilmiş olabileceğini söyledi.
Sabah Gazetesi

Mortgage faizi caiz

Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Yeprem onay verdi: Lüks olmayan ev ve otomobil için faizli kredi kullanmak caiz.

Mortgage kanununun çıkmasıyla vatandaşlardan sorular geldi. Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Prof. Saim Yeprem bu soruları SABAH'a değerlendirirken "İslam'da zaruretler haramı mubah kılar, hükmüne dayanıyoruz" diyerek şöyle dedi:

BUNLAR TEMEL İHTİYAÇ
"İslam alimlerinin tarihteki bakış açısına göre bir yazlık, bir kışlık ev temel ihtiyaç. O dönem binek at ve deve de önemli ihtiyaçtı. Bugünkü karşılığı araba. Kredi alınmadan ev sahibi olunamıyorsa, faizli kredi kullanmakta dinen sakınca yok." ,

HUMMER ALIRSAN OLMAZ
"Ama yatırım amacıyla ikinci ev ve otomobil için faizli kredi bu kapsama girmez. Önemli olan ihtiyacı gidermek olmalı. Arabanın markası da önemli. Ne Hummer gibi lüks ne 1974 model Murat olmalı. Otomobil orta halli olmalı."

'Mortgage kredisi caizdir'

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, ihtiyaçla sınırlı olmak üzere ev ve otomobilin faizli krediyle alınmasında dinen sakınca olmadığını söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 'ev ve otomobil almak için faizli kredi alınabilir' fetvası verdi. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurul üyesi Prof. Dr. Saim Yeprem, ev ve otomobilin temel ihtiyaçlar arasında bulunduğunu, bu ihtiyaçları gidermek için bankalardan faizli kredi kullanılmasında dinen sakınca olmadığını söyledi. Ancak alınan krediyi amacı için kullanmak şart. Diyanet'e göre ikinci ev için alınacak kredi ise caiz değil.

İKİNCİ EVE ONAY YOK
Konut kredilerine olan talep Mortgage yasasının çıkmasıyla birlikte arttı. İslam dininde faizin haram olması faizli kredi ile konut alınmasının ne kadar doğru olduğu tartışmasını beraberinde getirdi. Bu konuda vatandaşlardan gelen soruları değerlendiren Diyanet fetva verdi. Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi Yeprem, "Konut ve otomobil ihtiyacı temel ihtiyaçtır. Kredi almadan konut ve ev sahibi olunamıyorsa faizli kredi kullanımında dinen bir sakınca yoktur" dedi. Daha önce ihtiyaç ve teşvik kredilerine de onay verdiklerini anlatan Yeprem, bu konulardaki bakış açılarının İslam'ın temel kurallarından olan, 'zaruretler haramı mübah kılar' hükmü olduğunu söyledi. Kredileri ev, otomobil gibi gerçek ihtiyaçları karşılamak için parası olmayanların alabileceğini anlatan Yeprem, yatırım ya da gelir sağlamak amacıyla ikinci ev veya otomobilin faizli banka kredisi kullanarak alınmasının ise bu kapsama girmeyeceğini söyledi. Bu arada, tarih kaynakları Osmanlı döneminde de faizin caiz olduğu yönünde fetvalar verildiğini gösteriyor. Bunlardan en çok bilineni Kanuni Sultan Süleyman döneminde Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin fetvası. Kaynaklar bu fetva üzerine Kanuni döneminde yüzde 10-15 aralığında faiz uygulandığını, bundan fazlasının ise tefeciliğe girdiği için haram sayıldığını belirtiyor.
Sabah Gazetesi